Sosyal Medya Sanatı Kitabı

Guy Kawasaki harika bir yazar. Motive etmeye ve dünyaya faydalı olmaya kendisini odaklamış iyi bir yazar.

Sosyal Medya Sanatı kitabını birkaç saat içinde okuyup bitirdim. Sosyal medyada varsanız kesinlikle tavsiye ederim. Şuradan girip alabilirsiniz.

Benim kitaptan sevdiğim bazı kısımlar aşağıda. İyi okumalar.

‘Birinin verdiği tavsiyenin kalitesini anlamak için o kişinin yaşamına bakmak gerekir.’
Douglas Adams Otostopçunun Galaksi Rehberi

‘Yolu götürdüğü yere gitmeyin. Yol olmayan bir yere gidin ve kendi izinizi bırakın.’
Ralph Waldo Emerson

Ettiğin tek dua ‘teşekkür ederim’ olsa yeter.
Meis Eckhart

Profilinizin etkileyici olması çok önemlidir, çünkü insanlar bu sayfaya bakıp sizinle ilgili hızlı bir izlenim oluşturur.

İyi bir avatarın iki işlevi vardır. Birincisi, kim olduğunuzu doğrular, böylece insanlar sizin hangi Guy Kawasaki olduğunuzu görebilir (birden fazla Guy varsa yandık). İkincisi de sizin hoş, güvenilir ve yetkin olduğunuz fikrini destekler.

Her Yerde Aynı Fotoğrafı Kullanın
Şirketler farklı yerlerde farklı logolar kullansaydı, ortalık iyice karışırdı. Fotoğrafınız sosyal medyadaki logonuzdur, bu nedenle her yerde aynı fotoğrafı kullanmanız gerekir.

Anonim Bakış
Son tavsiyemiz, profilinizi tamamladıktan sonra ‘gizli pencereden’ görüntülemenizdir. Gizli pencere, kimliğinizi saklayan bir tarayıcı penceresidir. Profilinize bu pencereden baktığınız zaman, diğer insanlara nasıl göründüğünü görebilirsiniz.

‘İyi kitaplar okumayan biriyle, okuma yazma bilmeyen biri arasında hiçbir fark yoktur.’
Mark Twain

Hem sosyal medya hem de içerik pazarlama alanlarında planlamanın temel prensipleri son derece basittir:

* Nasıl para kazanacağınızı bulun.
* Para kazanmak için kendinize çekmeniz gereken insan tipini bulun.
* Bu insanların ne gibi şeyleri okumak istediğini bulun (muhtemelen sizin okumalarını istediğiniz şeylerden farklı içerikler okumak istiyorlardır).
Stresslimit. WordPress’in bu ek programı blog içeriğinizi planlamanızı ve yayınlanmasını planlanan içerikleri gözden geçirebilmenizi sağlıyor.

Futurity
Ana akım haberlerdeki birçok hikayenin kaynağı, üniversitelerin basın bültenleridir.

Ana akım haberlerdeki bir çok hikayenin kaynağı, üniversitelerin basın bültenleridir. Futurity birçok üniversitenin araştırma sonuçlarını yayınlayarak, haberleri basımdan önce duymanızı sağlar. Bu siteye ulaşmanın en kolay yollarından biri Futurity alltop kullanmaktır.

Google Scholar
Bu arama motorunu, çok yetenekli bir sosyal medya blogcusu olan Bell Beth Cooper'dan duydum. Belle, belli konularla ilgili ciddi akademik bilgiler bulmak için, Google arama motorunun bir alt kümesi olan Google Scholar'kullanıyor.

SmartBrief
Smart brief meslek birlikleri için yüksek kaliteli içerik sunuyor. Neredeyse her mesleğin de bir birliği olduğu için, sitede çok çeşitli konular ele alınıyor. SmartBrief'teki içeriklerden bilgi edinmek de oldukça kolay çünkü bilgileri nasıl işlediklerini özetleyen yayınlar sunuyorlar. Örneğin sosyal medya ile ilgili bilgiler için SmartBrief sosyal medya sayfasına bakabilirsiniz.

Most-Popular.alltop
Most-Popular.alltop, New York Times, BBC, CBS, NPR ve Los Angles Times gibi kaynaklardan en popüler ve en çok e-postalanan hikayeleri toplar. Bu Alltop temasını oluşturmamın nedeni, hem insanların bilgilerinden faydalanmak hem de seçtikleri en popüler hikayeleri paylaşmaktı.

What's Hot on Google
'What hot (En sıcak haberler)' Google+'daki En popüler paylaşımları takip eder ve bu yayın kişiselleştirilebilir. Dolayısıyla What's Hot'taki hikayeleri okumak isteyebilir ama paylaşmak istemeyebilirsiniz.

Paylaşacak fotoğraf bulmak için bakabileceğiniz en zengin kaynak Instagram'dır, O yüzden oradaki resimlere bakmayı unutmayın hoşunuza giden birisini bulduğun zaman, paylaşmadan önce sahibinden izin alın ve gaza basın.

Titiz bir yazar yazdığı her cümlede kendine en az dört soru sorar:
1. Söylemek istediğim şey nedir?
2. İstediğin şeyi hangi sözcüklerle ifade edebilirim?
3. Mesajımı hangi imge ya da deyimle netleştirebilirim?
4. Bu ince bir etki yaratacak kadar taze ve yeni mi?

İstisnasız tüm paylaşımlarda resim grafik ya da video gibi göze hitap eden bir görsel olmalıdır. Skyword tarafından yürütülen bir çalışmanın sonuçlarına göre, 'bir makalede resim ya da bilgi görseli kullanıldığı zaman, aynı kategoride olan ama görsel kullanılmayan makalelere göre görüntülenme olan oranı %94 artıyor.

Google+ Facebook ya da LinkedIn'deki paylaşımlarınız dört paragraftan uzunsa, numaralı ya da madde işaretli bir liste kullanmaya çalışın. Bu şekilde hem bilgiler daha küçük kısımlara bölündüğü için okunması daha kolay olacak hem de 'fazla uzundu okumadım' etkisi azalacaktır.

Youtility’nin yazarı Jay Baer saat başına birkaç dakika kala ya da birkaç dakika sonrasında paylaşım yapıyor. Bu uygulamanın arkasında yatan mantık, insanların sosyal medya hesaplarına iki toplantı arasında baktıklarını düşünmesi (Ama toplantıya geç kaldılarsa hesaplarına bakacaklarını sanmıyorum). Sosyal medyayla ilgili önerilerin büyük bölümü gibi bu tavsiyenin de bilimsel olarak test edilmesi zor ama bence denemeye değer.

'Hiçbir şeyi kişisel algılama. Başkalarının yaptığı şeylerin nedeni sen değilsin. Başkalarının söyledikleri ve yaptıkları, kendi gerçeklerinin, kendi hayallerinin bir yansımasıdır. Başkalarının davranışlarına ve düşüncelerine bağışıklık kazandığın zaman, gereksiz yere acı çekmekten kurtulursun.' Don Miguel Ruiz, Dört Anlaşma

Yorumlara cevap vermek pazarlamanın ön cephesinde mücadele etmektir ve hiçte kolay bir iş değildir, büyük bir özen ve çaba gerektirir.

'Yayılan fikirler kazanır.' Seth Godin

ClickToTweet hizmeti blogunuzdaki yazılara ve e-postalarınıza bir link yerleştirmenizi sağlıyor. Okuyucular linke tıkladığında karşılarına bir tweet taslağı çıkıyor. Taslak olduğu gibi tweetlenebiliyor ya da üzerinde değişiklik yapılabiliyor. Deneyimlerimize göre okuyucuların büyük bir bölümü ClickToTweet linkine tıklayacaktır. Bunun iki nedeni var. Birincisi, paylaştığınız içerik kaliteliyse. Güzel bir tweet atmak isteyeceklerdir, ikincisi de içeriğinizi paylaşarak size teşekkür edeceklerdir. Bunu mutlaka deneyin, gerçekten etkili bir uygulama olduğunu göreceksiniz.

Popüler olma özlemini bırak, harika ol.
Ünlü olma arzusunu bırak, sevilen ol.
İstediğin için gururlanmayı bırak,
somut ol benzersiz ol. C.Joybell C.

Bir etkinliğe ne kadar para harcadığınızı düşünün. Bu kadar masraf ettiğiniz için bir etkinliği yayınlanmamanız için hiçbir neden yok.

Etkinliğe binlerce dolar harcıyorsunuz, hashtag oluşturup yayınlasınlar diye herkesin kafasının etini yiyorsunuz, ama kablosuz internet vermiyor musunuz? Aklınızı kaçırmış olmalısınız.

'Okumak bir insanı tamamlar, konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır.' Francis Bacon, Denemeler

22Social diye bir servis insanların oturumları Facebook'tan izlemesini sağlıyor. Bu servisi kullanarak Hangouts oturumunuzu Facebook'ta da. Duyulabilir ve sayfanızda yayınlayabilirsiniz.

Mari Smith bu tekniği çok başarılı bir şekilde kullanıyor kamera karşısında çok becerikli o yüzden Facebook'taki takipçilerinin kendisini canlı ve 'şahsen' görmelerini sağlayarak Google+'daki takipçi sayısını artırıyor. Facebook üyeleri 22Social servisiyle duyurulan bir etkinliği dün platformlarda paylaşılabilecek bir sekme ya da linkle ve bulabilirler.

'Bazen derin düşüncelere dalmış gibi göründüğümde, aslında insanlarla konuşmamaya çalışıyorumdur.' Pete Wentz

Dünyadaki en büyük problem, aptallarla fanatikler kendilerinden her zaman eminken, akıllıların kuşkuyla dolu olmasıdır.' Bertrand Russel

İnsanlardan Sizi Takip Etmelerini İstemeyin
Daha fazla takipçi kazanmak istiyorsanız bunu paylaşımlarınızın kalitesiyle yapmanız gerekir. Groucho Marx bugün hayatta olsaydı, ünlü şakasını biraz değiştirip 'onları takip etmenizi isteyen insanlar takip etmeye değer değildir' derdi. Haysiyetinizi muhafaza edin takipçi kazanmak için yalvarmayın ve bol bol kaliteli içerik paylaşın.

'Harcarken zevk aldığınız zaman, harcanmış zaman değildir.' Marthe Troly – Curtin

'Bitti diye üzülme, yaşandı diye sevin.'
Dr. Seuss (ya da Gabriel Garcia Marquez)

Kullandığın sözcükleri özenle seç
Hiçbir şeyi kişisel olarak algılama
Varsayımda bulunma
Her zaman elinden gelenin en iyisini yap
Kuşkucu ol ama dinlemeyi de öğren

Pazarlama İletişiminde Sosyal Medya Kitabı

Blog tutan, sektörden bir yazarın kitabını okumak insanı heyecanlandırıyor. Bu kitabı da görür görmez aldım ve bir uçak yolculuğunda okuyup bitirdim 🙂

Aşağıda alıntıladığım kısımları bulabilirsiniz.

Diğer kitaplardan farklı olarak bu kitabı okurken bazı bölümlere kendi notlarımı ekledim. Kendi notlarımı aşağıda parantezlerin içlerinde bulabilirsiniz.


İnternette başarının anahtarı: Süreklilik ve sabır.

Artık ilgi ve alakanız en iyi, en kârlı ve en çok ciro getiren müşterimiz için saklama devri sona erdi. (Bence geçmedi. En çok ciro getiren müşteri candır.)

Geleneksel gazeteler ve dergiler artık bilmeliler ki insanlar, haberlerin kendilerine arkadaşları ya da üye oldukları siteler tarafından ulaştırılmasını bekliyor.  (İyi hoş güzel de şu arkadaşlarımızın yaydığı yalan haberleri ne yağacağız?) 

Ürün ya da hizmetinizi olduğundan farklı göstermeye çalışmayın.

İletişimin yüzde ellisi konuşmak ise yüzde ellisi de dinlemektir Hatta dinlemenin sağlıklı bir iletişimde daha fazla yüzdeye sahip olduğu söylenir. Ben her ikisine de eşit yaklaştım.

2017 yılı pazarlama trendleri ve notlarım


Sağ olsun Zekai Kıran paylaşmış: 2017 Pazarlama ve İş Dünyasına neler getirecek raporunda önemli gördüğüm bazı yerleri özellikle belirtmek istedim. Yanlarına ufak notlar ekledim. Raporun tümünü buradan indirebilirsiniz.

2020 yılında ABD iş gücünün yarısı freelancer olacakmış. Bizde oran bu kadar yükselir mi bilemem ama şimdiden yasal altyapının gelişmesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Hızlı şirket kurabilme vb. düzenlemeler gerekiyor. Ayrıca memurun eğitilmesi de önemli bir konu. Mobil çalışıyorsunuz, bir çalışanın var. İŞKUR’dan destek alacaksın ama adam ofise gelip o adamı görmem lazım diye tutturuyor.

Kullanıcılara özel oluşturulan internet siteleri diğer sitelere göre %37 daha çok ilgi görüyormuş. 2017 yılında bu konuya eğilmek şart arkadaşlar.

Tüketicilerin %44’ü, markalardan çok fazla alakasız teklif veya promosyon aldığını söylüyormuş. Bir önceki maddede yazdığım gibi: Bu konuya eğilmek şart.

Fintech kısmına mutlaka göz atın. Çok önemli bilgiler var. Mesela: Google son 5 yılda 37 farklı FinTech yatırım yapmış. 

2018 yılında tüm dünyadaki internete bağlı cihaz sayısı, mobil cihaz sayısını geçecekmiş. Her şey internete bağlanıyor diyebilir miyiz? Bence hepimiz yazılım geliştirmeyi ilerletmeliyiz.

Siemens Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ali Rıza Ersoy’un bölümünü dikkatle okuyun derim. 2017 yılında herkes Endüstri 4.0’ı anlamaya çalışacak. (Son sayfa)

İsminize ulaşmak zor olmamalı

Yakın zamanda toplantı saatini beklemek için bilmediğim bir pastaneye girdim.

Boş bir masa bulup oturdum. Siparişimi verdikten sonra Swarm’da yerimi işaretlemek istedim.

İlk defa gittiğim pastanenin ismini de doğal olarak bilmiyordum. Hemen ismini öğrenmek için etrafa bakındım, bulamadım.

Hehangi bir duvarda, masada, şekerlikte, peçetede pastanenin ismi yazmıyordu. Sanki taşınma arefesinde her şeyi sökmüşler gibi geldi.

Hemen patrona sordum durumu. Taşınmanın söz konusu olmadığını, işletmenin ismini yazmanın akıllarına gelmediğini söyledi.

Siz siz olun işletmenizin bedava reklamını yapmak, daha sonra gelmek için Foursquar’e geçmişine koymak isteyenler için işletmenizin ismini her masadan görünecek şekilde uygun yerlere yazın.

Ayrıca marka bilinirliği için de işletmelerin bu önerime dikkat etmesi gerekir. Bu konuda da uzmanlar yazı yazarsa bu yazının altına eklerim.

İnternetten dönüş olmuyor

Bu cümleyi (bknz. başlık) etkinliklerde internete değer vermeyen, ölçebildiğini sanıp geri dönüşü ölçemeyen marka yöneticilerinden bazen duyuyorum.

Aramızda kalsın çok ama çok kızıyorum 😦

İnternet, mecra olarak size en iyi dönüşleri sağlayan bir kanal olabilir. Yeter ki siz ona değer verin.

Bakın, dikkat edin; iyi kullanın bizimle çalışın vs. demiyorum. Sadece değer verin.

İnterneti dinleyin; buradan gelen geri bildirimleri önemseyin. Burada yer alırken diğer birimlerle entegrasyonu iyi sağlayın.

Sizinle iki farklı başımdan geçen olayı paylaşacağım.

Biri araba ve diğeri otel firması.

Araba markasına açtıkları mikro site, otele de bir blog yazarının tavsiye yazısından ulaştım.

Biri Facebook, Google ve diğer mecralara reklam vererek önüme çıktı, diğeriyse tamamen rastgele spa hizmeti veren otel ararken.

Araba markasının sitesini beğendim ve test sürüşüne katılmak istediğimi belirten bir form doldurdum. Çok geçmeden bana ilgili birimlere talebinizi ilettik diye otomatik mail geldi.

Üzerinden 1 aydan fazla geçmesine rağmen ilgili birim bana hâlâ geri dönüş yapmadı.

Otele gelirsek; online rezervasyon yapmak istedim. Sitesi hata verdi.

İletişim formunu doldurdum, Eylül’ün sonunda yer ayırtmak istediğimi belirttim. 2 aydır cevap yok.

İki farklı marka aynı mantık.

Kim bilir, arabayı test etseydim satın alabilirdim. Bu sayede mikro sitesine harcadıkları parayı çıkarırlardı. Belkide kullandıkça tavsiye eder başkasına aldırırdım. Bu sayede reklam bütçelerini de çıkartabilirlerdi.

İnternete değer veriyoruz, orada reklam yapıyoruz demek sadece medya satın alma excel’ine Facebook, Google reklamlarına şu kadar harcanacak demek değildir. Bunu iyice kafalara yazmak lazım.

Otel hakkında yazacak bir şeyim yok, zaten satın alacaktım. İnternet sitesi açarak bu iş bitmiyor. İşi takip etmek, hele hele bir iletişim formu yaptıysanız gelen mailleri takip etmek lazım.

Günün sonunda iki marka potansiyel müşterilerini kaybettiler. Ay sonu raporlamada marka müdürünün yorumunun şu olması muhtemel: İnternetten dönüş olmuyor.

Peki sizce kimden dönüş olmuyor? İnternetten mi markadan mı?

İnternet bilmeyen pazarlama insanlarına sesleniyorum: Artık interneti ciddiye almanın zamanı geldi de geçiyor…

 

 

Olumsuzluk Dünyası!

Google Adwords’te en etkili ilan nasıl yapılır diye düşünürken felsefeye daldım…

Düşünsenize dünya neden yaratılmış? Allah kullarının günah işleyeceklerini ve onların bir imtihandan geçmeleri gerektiğini düşünmüş.

Dünya kurulmuş biz insanoğlu hep olumsuzluklardan yola çıkarak hayatımıza şekil vermişiz. Önceleri sığınmak için mağaraları daha sonra yemek bitince deniz kıyılarını mesken tutmuşuz.

Top tüfek icat etmek mağlup olmamak içinmiş. Varolmaktan çok yok olmaktan korkmuşuz.

Herşey bir yana reklam mecrasıda bu dünyayı oldukça fazla kullanıyor diye düşünüyorum.

Mesela son zamanların en popüler kampanyası nedir? Son zamanların en büyük olumsuzluğu. Tabii ki küresel ısınma.

Hemen hemen tüm firmalar bunun üzerine bir kampanya ya da ürün geliştiriyorlar. Pazar artık yeşil olmuş. Ntv’nin yeşil ekran atılımı gibi.

Peki google adwords ne alaka? Google’da milyonlarca insan çeşitli aramalar yapıyor. İşinizle ya da müşterinizle ilgili yapılan aramalara yönelik reklamlar yapıyorsunuz.

İhtiyacınız olan etkili bir ilan. Neler söylenebilir?

  • Sektöre uygun olumsuzlukları olumluya çevirecek sloganlar.
  • Emir cümleleri. Bana tıkla gibi.
  • Yapılan aramaya odaklı anahtar kelimeler içeren bir slogan.
  • Tamam aradığım bu dedirtecek sunum.
  • vs. vs.

Uzun lafın kısası reklam ekmeğe sürülen tereyağ ise olumsuzluk kaymak’tır. Bal olup sürünmeye çalışın müşteri sizi çıtır çıtır yiyecektir…

Yetiş Bizi İnternete Veriyorlar!

Danışmanlık yaptığım bir firmadan bugün telefon aldım. Yetiş Ömer bizi internete verecekler. 

Konuyu kısaca anlatmak gerekirse; oldukça büyük bir bilgisayar firmasına basketbol sahası yapmışlar. Lakin sahanın zemini zamanla bozulmuş. Sözleşmeye göre düzeltilmesi gerekiyor. Lakin firma altyapı malzemesinin gecikmesinden dolayı verdikleri süre zarfında işe girişememişler. Bilgisayar firması toplanıp firmayı hem dava etmek hemde internete vermeye karar vermişler.

İnternete verme deyimi biliyorsunuz şehir efsanesidir. Videonu çekip internete vereceğim, internetten alışveriş yaptım ürünümü yollamadılar. vs.

Bana şirketimiz aratınca yapılacak eleştirilerin çıkması durumunda bu işi nasıl engelliyebileceğim soruldu. Cevap komik olmayın lütfen..