iPad Pro iPad’den öte

iPad çıktıktan sonra ikinci seri ve iPad Air kullanma şansım olmuştu. Bu cihazlarda oyun oynama iş yapabilmeyi çok istemiş ve çok uğraşmıştım. Lakin bir türlü beceremedim.

Oyun oynarken cihazlar çok çabuk ısınıyor, ofis programları sürekli hata veriyordu.
iPad Pro’yu alırkende böyle bir sonuçla karşılaşacağım diye korkmuştum. Fakat öyle olmadı.
Bir aydır iPad Pro ikinci seri cihazı kullanıyorum. Microsoft Ofis yazılımlarıyla entegre, Cloud ile barışmış bir cihaz. 

Çok hızlı açılıyorlar. (Word 3 saniyede açılıyor.) Aynı şekilde oyunlarda çok başarılı. Kapanma ve ısınma sorunları yaşamıyorum. 

iPad Pro’dan sonra bilgisayar kullanmayı bıraktım.
Şayet siz de bilgisayar taşımaktan sıkıldıysanız deneyin derim.
Almadan önce işinizin ofis programlarıyla kısıtlı olup olmadığına dikkat edin:)
Bir grafikeri iPad Pro tatmin eder mi etmez mi emin değilim:) 

Tablet uygulamaları ile yeni gazeteler doğabilir

İnternete geç giren veya internetin raconuna uygun davranamayan gazetelerin kan kaybettiğini hepimiz biliyoruz.

Kimisi kapandı, kimisinin tirajları yarıya kadar düştü.

Bu kaybı yeni markalar iyi değerlendirdi. Sıfırdan birer marka haline geldiler. En çok konuşulan örnek: The Huffington Post

İnternetin gücünü şüphesiz sosyal medya inanılmaz destekledi.

Şimdi sıra tablette, hatta daha genel söyliyeyim mobilde.

Gazeteler yine hantal yapılarından kopup bu mecraya giriş yapmakta tereddüt ediyorlar. Bu mecrada inanılmaz açıkların olduğunu unutmayın.

Hızlı olan mobilde çok şey yapabilir.

Türkiye’de 400.00 ipad kullanıcısının olduğu ve bunların 100.000’i app store kullandığını biliyoruz.

Bir gazete markası çıkarmak için hiçte az bir sayı değil.

Harekete geçin.

ipad uygulamalarını web sitesi gibi tasarlamayın

Son zamanlarda birçok ipad uygulamasını test etme şansım oldu.

Türkiye’den çıkan çoğu işin bir web sitesi mantığında tasarlandığını gördüm. Lakin web sitesi ile ipad uygulaması aynı değil. Markaların bunu es geçmemesinde fayda var.

Mümkünse konusunda uzman ipad ile yaşayan tasarımcı ile çalışmalılar. Aksi halde uygulamanın kullanılabilirliği olmuyor ve kullanıcı bıkıp uygulamayı siliyor.

Tıpkı benim gibi.

Kullanılabilirlik konusunda en örnek alınası uygulama ise (benim için) net-a-porter‘ın uygulaması. Mutlaka bakın derim.