Facebook’da video izletmek için tavsiyeler

Uzun zamandır bu kadar güzel bir basın bülteni almamıştım. Facebook’un PR ajansı Artı İletişim‘i kutluyorum.

Facebook video silahını gün geçtikçe güçlendirmeye devam ediyor. Yayıncılar için video tarafında birçok seçenek sunmaya başlayan site, videosunu çok daha fazla insana ulaştırmak isteyenler için ipuçları hazırlamışlar. Bakmanızda fayda var.

1.Videolarınızı içerik takviminize göre planlayın: Özel bir duyuru veya ürün sürümü planlıyorsanız veya çalışan eksikliği çekeceğiniz bir hafta sonu için hazırlanıyorsanız, Sayfanız için videonuzu planlayarak içerik takviminizi düzenleyebilir ve otomatik hale getirebilirsiniz.

2.Videolarınız için bitiş tarihi ayarlayın: Videonuz için bir bitiş tarihi de ayarlayabilirsiniz. Videonun süresi dolduğunda otomatik olarak yayından kalkar, yani artık Sayfanızda veya Facebook üzerinde paylaşıldığı herhangi bir yerde görünmez; ancak Sayfa sahibi videonun istatistiklerine ulaşabilir.

3.Hikayenizi hem sesli hem sessiz anlatabilmek için altyazı ekleyin: Facebook’ta, Haber Kaynağında otomatik oynatma özelliği videoları sessiz oynattığı için, hikayenizi ses olmadan da nasıl anlatabileceğinizi düşünmekte yarar var. Bazıları büyük başlıklar ve yazılar kullanırken, bazıları istatistik gibi önemli noktaları grafik ve resimler ile anlatmayı tercih ediyor. Bunların yanı sıra videonuza altyazı eklemeyi tercih edebilirsiniz, hatta bu ses açıkken de takibi kolaylaştırabilir.

4.Video Kütüphanesi ile tüm videolarınızı düzenleyin ve yönetin: Video Kütüphanesi tüm videolarınızı organize edebileceğiniz ve yönetebileceğiniz bir yer. Video Kütüphanenize Sayfanızdaki Yayınlama Araçları çubuğundan ulaşabilirsiniz.

5.Videolarınızı başka yerlere gömün: Facebook’un gömülü video oynatıcısı yayıncıların Facebook’taki videolarını kendi sitelerinde de paylaşmalarına izin verir. Videonuzu bir duyuruda veya özel bir olayda kullanmak istiyorsanız, videonuzun gömülü kodunu basın, ortaklarınız ve başkaları ile paylaşmak iyi bir fikir olabilir.

6.Gizli videolar kullanın: Gizli videolar özelliği, videonuza sadece direkt URL ile ulaşılmasını sağlar; Facebook’ta aranamaz veya görünemezler. Gizli videolar ile sadece URL’ye sahip kişiler içeriğe ulaşabilir. Eğer videonuzu sitenize gömmek istiyor fakat Facebook’ta görünmesini istemiyorsanız bu özelliği kullanabilirsiniz.

7.Video Kütüphaneniz ile yayınlama ayarlarını yönetin: Video Kütüphaneniz üzerinden videonuzun Facebook dışında bir yerde gömülmesini engelleyebilir, seçtiğiniz bir videonuzu Haber Kaynağında yayınlayabilir, gizli videolarınızı görüntüleyebilir ve yönetebilirsiniz.

8.“En Çok İzlenen Videolar”ınızı keşfedin: “En Çok İzlenen Videolar” seçeneğinden, herhangi bir tarih aralığındaki en iyi performans gösteren içeriklerinizi görebilir, videolarınızın performans metriklerine ulaşabilirsiniz.

9.İzleyicileri elde tutabilme sürenizi takip edin: Retention Curve, izleyicilerinizin videonun hangi noktasında izlemeyi bıraktığını anlamanıza yardımcı olur. Videonuzun söz konusu kısımlarını tekrar gözden geçirip neden izleyicileri etkilemediğini anlayabilirsiniz.

10.Etkileşim metriklerini takip edin: Beğeni, yorum ve paylaşım gibi video etkileşimleri izleyicileriniz hisleri ve düşünceleri konusunda size daha fazla bilgi verebilir. Ne tür içeriğin izleyicileri videolarınız ile etkileşime geçmeye ittiğini anlamak için bu metrikleri kontrol edin.

Reklamlar

Uzman TV’de sosyal medya anlattım

Uzman Tv Ömer Enis

Aylar önce Arda Kutsal‘ın önerisi üzerine Uzman TV ekibinden davet aldım. Benden ”şirketler için sosyal medya” anlatmamı istediler.

Bana verdikleri sorulara çalışıp kamera karşısına geçtim.

Videoların hepsini izlediğimde vasat bir performans sergilediğimi gördüm ama izleyenlerden çok fazla olumlu yorum gelince bloğumdan ayrıca paylaşmak istedim.

Buraya tıklayarak tüm bölümlere ulaşabilirsiniz. Şimdiden iyi seyirler. Umarım işinize yarayacak şeyler bulabilirsiniz.

2014’ün özeti

Yıl sonu yazılarını hep sona bırakır sonra yazmaya üşenirdim.

Bugün cuma trafiğine denk gelmemek, işlerimi eritmek için ofisteyim. Arada bu yazıyı da çıkarmak istedim.

2014 yılı çok az bloğuma zaman ayırdım ama inanın yazacak çok az şeyim vardı. Lakin geriye dönük baktığımda 2014 yılının özetini yazılarımla çıkarmışım diyebilirim.

Senenin başında hayatımda büyük bir değişiklik yaptım. Samsung’a geçtim ama mutsuz olup geri döndüm.

Yıllar sonra yeniden Android

Yazmaktan, hayattan bir dönem çok sıkıldım. Anlatmak istedim ama başaramadım.

Zor günler…

Zor günlerden arkadaşlarımın desteğiyle hızlı bir şekilde çıktım ve ”Yeni” olgusunun peşine takıldım.

Yeni

İnsanların her safhada her yerde alanda holiganlaşmasından bunaldım, bir şeyler karaladım.

Safları sıklaştırırken insanlığımızdan olduk

Müşterisini bir türlü anlamayan veya anlamak istemeyen markaları çekiştirdim.

Müşteriyi dönme dolaba bindirmek

2014 yılında birçok söyleşiye konferansa katıldım. Hepsinin özeti aşağıdaki video diyebilirim. İzlemediyseniz tavsiye ederim.

Bu reklam kimin için?

Sarılmayı özledim, oturdum yazdım.

Sarılmak…

Zor dönemde zor zamanlarda duyguların saklanması gerektiğini yazdım. Hala saklıyorum…

Duygularını saklamaya hazır mısın? Uzun bir süre…

2014 yılında çok şey öğrendim. 2015 yılında daha çok şey öğrenmek için elimden gelen her şeyi yapacağım.

2015 yılında görüşmek üzere 🙂

Bu arada 2014’te saçlarım biraz daha döküldü, daha önce hiç bırakmadığım sıklıkla sakal bırakıp ortamlarda boy gösterdim 🙂

Kuaförde :)

Kuaförde 🙂

Hoşgeldin Apple

Bir dünya devinin Türkiye’ye önem vermesi, pazara giriş yapması mutluluk verici. Keşke yatırım yapıp cihazları da burada üretse. Lakin yazımın konusu firmanın gelişiyle ilgili değil. Mevzu başka 🙂

Gelir gelmez şirket için iki farklı cihaz aldım. Biri yeni çıkan Macbook Pro Retina diğeriyse Macbook Air.

Birini omer-et-teknokrasi.com mailiyle aldım, diğerini omerenis-et-gmail.com adresiyle.

Cihazlardan biri az önce teslim edildi. Diğeri de bu hafta gelecek diye bekliyoruz.

Lakin bugün her iki maile de gelen tanıtım broşürü beni şaşırttı. Henüz yeni cihaz alan birine (hatta bir tanesi macbook pro retina) yeni bilgisayarlarımız geldi, buyrun buradan alın demek dünyanın en değerli markasına hiç yakışmadı.

Ekran Resmi 2013-11-18 15.48.01

Sevgili Apple’a tekrar Türkiye’ye hoşgeldiniz diyorum ve ilgili blog sayfasına kendilerini yönlendiriyorum.

Selametle.

Alternatif mail konusu: Yeni aldığınız bilgisayarı nasıl daha verimli kullanabilirsiniz?

Facebook veya Google Plus hesabınızla günlük tutmak ister misiniz?

Siz hiç sır gibi sakladığınız bir günlük tuttunuz mu? Ya da hâlâ günlük tutan kaldı mı?

Bu sorulara evet diye cevap verenler çok azdır.

Çünkü çağımız artık paylaşma çağı. Her şeyi deşifre etme, tabiri caizse yayma çağı. Kim demiş, nasıl olmuş, kim kime uymuş bilinmez ama çok net: Sürekli paylaşıyoruz.

O sebepten dolayı bugün size söyleyeceklerim işinize yarar mı pek emin değilim.

Facebook ve Google Plus’ta hesabınız varsa farketmişsinizdir. Bir süredir sadece kendinizin görebildiği içerikler girebiliyorsunuz.

Bunun sebebi ne olabilir diye düşünürken aklıma günlük tuttuğumuz günler geldi.

Bir süredir ben de Facebook hesabımda herkesle paylaşmak istemediğim, lakin geriye dönüp hatırlamak istedğim şeyleri not almaya başladım.

Google Plus hesabımda paylaştığım sınırlı içerik, sadece ben görebiliyorum.

Facebook hesabımda paylaştığım sınırlı içerik, sadece ben görebiliyorum.
Ekran Resmi 2013-04-09 12.43.43

Tabi Facebook’un sağı solu belli olmaz. Her an bir değişiklik yapar tüm içeriği açık eder. Onun için çok kontrollü giriyorum içerikleri 🙂

Siz de deneyin, belki işinize yarar.

Uygulamanıza internete bağlı olmayanlar için ekranlar ekleyin

Mobil uygulamalar günümüzün vazgeçilmezleri haline geldiler.

Oyun, eğlence, eğitim derken dört bir yanımız uygulama ile doldu. Her ihtiyacımızı buradan karşılamaya çalışıyoruz. (Bazıları hariç tabi 🙂

Yeni farkettim; birçok uygulama internetsiz bir hiç..

Mesela çok yakın zamanda appstore’da yerini alan Kale Benim uygulamasını Webrazzi haberinden sonra indirip denemek istemiştim.

Uygulamayı müsait olunca inceleyeceğim derken öyle kenarda kaldı. Daha sonra metroda aklıma geldi, inceleyeyim derken internetin olmadığını farkettim. Uygulamayı açmaya çalışırken de aşağıdaki hatayı aldım.

foto

Tamamen internete bağlı uygulamalar üretseniz bile en azından internet bağlantısı olmayanlar için birkaç ekran tasarlamalısınız.

Uygulamanın tanıtımı olur, bazı kullanıcı yorumları olur, uygulamanın içinde yüklü bir video olur uygulamayı tanıtır.. Güzel olmaz mı?

Hem bu sayede müşterinizi interneti yok diye ilk dakikadan kapı dışarı etmezsiniz 🙂

Sizi güzel hatırlar, interneti olduğunda geri gelir 😉