Her Güne Bir Nietzsche Kitabı


Her derde bir Nietzshce felsefesiyle yazılmış harika bir kitap. Bir solukta okuyup bitiriyorsunuz. Bu kitaptan hayat için çıkarılacak derslerden hoşuma gidenleri not aldım. Aşağıda bulabilirsiniz.

Kitabı şuradan inceleyebilir, hemen satın alabilirsiniz.


En büyük başarı en çok ses getiren değildir, sessiz kalabilmektir.

Japonya’da, dağların arkasındaki bir tapınakta dört rahip inzivaya çekilip sessiz kalmaya karar verir. Kesinlikle konuşmamaları gerekmektedir. Hava çok soğuktur ve tapınakta dondurucu bir rüzgar esmeye başlayınca rahiplerden en genci konuşur:

‘Mum söndü!’ 

‘Neden konuştun?’ der yaşlı rahip. ‘ Sessizlik orucundayız!’

‘Anlaştığımız üzere çenenizi kapatmanız gerekirken neden konuştuğunuzu soruyorum kendime,’ diye bağırır üçüncü rahip öfkeyle.

‘Bir tek ben konuşmadım!’ der dördüncü rahip mutlu bir ifadeyle.

İnsan en iyi yalnız başına öğrenir.

Düşünür ve filozof olan Nietzsche, hayatının büyük bölümünü inzivaya çekilip yalnız başına geçmiştir. Asosyal olmadan ve ünlü filozofun sonunda yaşamış olabileceği gibi, deliliğin sınırlarında dolaşmadan, kısa süreli inzivaya çekilmek yaşadıklarımızı sindirmek ve yeni projeler geliştirmek için yararlı olabilir. Sonra yeniden doldurmak isteyeceğimiz zihnimizi boşaltmak olacaktır bu. 

Nietzsche acısıyla yüzleşir ve bu tecrübesinden, bir yeti kazanarak çıkmaya çalışır. Hayatımızın en zor anları bile bilmemiz gereken şeylere ulaşmamızı sağlayacak açık kapılar gibidir.

Zen aşçının dediği gibi devamlı hamburger yiyen bir insanın sonunda hamburgere benzemesi muhtemeldir.

Dans terapisi konusundaki araştırmalar her çeşit dansın tedavi edici özellikleri olduğunu ortaya koyuyor.

    * Dans ederken vücudumunuz ve diğerleriyle iletişim kurma şeklimizin farkına varırız.

    * Dans, içimizden geldiği gibi hareket etmemize yardımcı olur ve kendimize olan güvenimizi arttırır. Özellikle çekingen insanlar için çok faydalılar çünkü alternatif bir iletişim kurma yolu olarak kullanılabilir.

    * Stresten, fiziksel ve psikolojik gerginlikten uzaklaşmamızı sağlar.

    * Kontrol ettiğimiz hareketlerimiz gibi duygularımızın da farkına varmamıza yardımcı olur.

Kafası karışmış insanlara yardım edip onları sakinleştirmenin en iyi yolu övgüdür.
 DALE CARNEGIE!DEN ARKADAŞ EDİNME (VE İNSANLARI ETKİLEME) KONUSUNDA TAVSİYELER

Karşımızdakini eleştirmek gereksizdir çünkü savunmaya geçip kendini açıklama gereği duyacaktır. Ayrıca eleştiri yapan insan, karşısındakinin öfkelenmesine de sebep olur.

    * Sosyal ilişkilerde sansür uygulamak yerine sözcüklerimizi dikkatle seçersek daha başarılı olursunuz.

    * Başkalarının sizi düzeltmesini beklemek yerine kendi kendinizi düzeltmeye çalışmanız çok daha yararlı ve net sonuçlar verecektir.

    * En sevilen insanlar sürekli başkalarıyla konuşmaktan vazgeçip kendi dertlerine odaklanan insanlardır.

    * İnsanları kınamak yerine anlamaya çalışmak ve neden belli bir tavır sergilediklerinin farkına varmak gerekir.

    * İnsanlara ilgi göstererek geçireceğiniz iki ayda, insanların size ilgi göstermesini bekleyerek geçireceğiniz iki yıldan çok daha fazla arkadaş edinebilirsiniz.

    * Aptal olan birçok insan eleştirebilir, kınayabilir ve şikayet edebilir ki çoğu da zaten sürekli bunları yapmaktadır.

Evlenmeden önce kendinize şu soruyu sorun: ‘Bu insanla hayatımın sonuna dek konuşabilir miyim?’ Evlilikte bunun dışındaki her şey geçicidir.

İnsanın kaderi hayallerinin büyüklüğüyle şekillenir, bu hayallerin gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir. Asıl sorun çoğu insanın çocuklukta veya ergenlikte hayal kurmaktan vazgeçmesi ve hayata karşı ‘Hayat böyle işte’, ‘Ne yapalım, çalışmak lazım,’ şeklinde yenilgiyi kabul eden bir duruş sergilemesidir.

Özgün olmak bazen kimsenin duymayı beklemediği bir şey söylemek anlamına gelebilir.

Gazeteci Carl Honorê birkaç yıl önce, havaalanında kapıların açılmasını bekleyen kuyrukta sabırsızlanırken *Yavaş* adlı kitabını yazmaya karar verdi. Bu kitap için araştırma yaparken hız aşımı nedeniyle ceza yediğini de sonradan itiraf etti.

Kitabında vardığı sonuçlardan biri de şudur: Yavaşlattığımız her eylem daha sağlıklı ve rahat bir hayata attığımız tohumlar gibidir.

Okuyuculara verdiği tavsiyeler arasında arabayı bırakıp şehirde yürümek de var. Bu konuda Amerikalı ekolog Edgard Abbey’nin desteğini de alıyor. ‘Yürümek dünyayı çok daha büyük ve ilginç bir yer haline getirir. İnsanın detayları incelemeye vakti olur.’

Bu öğreti İtalya’da birkaç köyde uygulanmaya başlayan ‘slow living’ restoranlarına alternatif olarak ‘slow food’ restoranlarını da gittikçe çoğalıyor.

Bir arkadaşınız size zarar verirse ona şöyle söyleyin: ‘Bana yaptıkların için affediyorum ama peki ya kendine yaptıkların! Onu ben nasıl affedebilirim ki?’

Alman edebiyatçı Johann Wolfgang von Goethe, mutlu olmanın formülünü Nietzsche’den yüzyıl önce şöyle sıralamıştı:

    * Keyifle çalışabilmek için sağlık

    * Zorluklara karşı savaşabilmek için güç.

    * Hataları kabul etmek ve affetmek için kapasite.

    * Hedefe ulaşmak için sabır.

    * Komşuyu da iyi görebilmek için yardımseverlik.

    * Başkalarına faydalı olabilmek için sevgi.

    * Kutsal olanla yaşamak için inanç.

    * Gelecekle ilgili korkuları aşabilmek için umut.

En zengin insan en ucuz şeylerden zevk alan insandır.

Tekrar etmek mükemmellik getirir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s