Bilinmek ya da Aranmak


Blog dünyasına gireli 2 seneyi geçti. Önceleri ne yazacağımı düşünürken şimdilerde nasıl güzelleştirebilirim tasası içerisindeyim. Beni tanıyanların yüzde doksanı iki bloğumu sürekli takip eder, maillerle ya da yüzyüze uyarılarılarla dürterler. Şimdilerde uyarıların aynı ve bilindik şeyler olmasından şöyle bir düşünmeye başladım.

Bilinir mi olmalıyım yoksa seo üzerine mi gitmeliyim. Vereceğim önemli kararların diğer blogcular tarafından metanetle karşılacağına emin olmak en büyük hayalim.

Başta iki bloğum var dedim. Birincisi kampanyalar ikincisi aha burası. Ömer Enis’i zoque’dan olsun bildirgecten olsun blogyazarlarından olsun eşi benzeri olmayan yetenekli insanlar takip ediyor. Kampanyaları ise sade ve sadece google araması ile gelenler. Ömerenis.com’u normalde google vb. arama motorloruna kapamak istememe rağmen Ömer Enis diye aratan aile eşrafına binayen vazgeçemiyorum. Kampanyalarda ise birçok borcumu kapayan bir iş olduğundan yani maddi sebeplerden dolayı kapayamıyorum.

Anlıyacağınız aranmak değil bilinmek istiyorum…

Son zamanlarda blogların gücünü anlayan birçok firmaya rastlayabiliyoruz. Örnek vermek gerekirse blog konferansı ve altivi konferansından bahsedebiliriz. Ya da eloy’un meşhur hp vakası ve son zamanların Mert indirimtv macerası. Bunlar bize neyi gösteriyor? Şirketlerin aranma fobisini. Mesela benim yazdığım indirimtv yazısı bana günde 100 defa indirimtv aramasından ziyaretçi getiriyor. Yazıyı okuyan ya da okumadan karar veren kahramanlar olabiliyor. Olumlu ya da olumsuz.

Konuyu daha iyi anlatabilmek için eski şirketim için açtığım bloğun başına gelenlerden bahsedebilirim. Önceleri diğer firmalardan tebrik mesajları aldık. Daha önemlisi birçok seçkin blog yazarının tebrik yorumları. Daha sonra bir olayla karşı karşıya kaldık. Sitemizden fotoğrafları çalan rakip firma kendi sitesinde bu basketbol sahalarını yaptık diye müşterilerine tanıtmaya başlamıştı. Bizde adamlara bir uyarı çektik. Fotoğraflar bize ait, derhal kaldırın. Zaman geçmesine rağmen fotoğrafları kaldırmadılar. Bizde şirketimizin bloğunda firmalarının yaptığı hırsızlığı anlatan bir yazı yazdık. Onların firmasının ismiyle aratılınca bizim blogdaki yazı çıkıyordu. Tabii adamlar tutuştu, fotoğraflar kaldırıldı. Karşılığında bizde yazıyı kaldırdık.

Bu olaylar bilinirlikten gelen tepkiyi ve aramadan gelen gücü ortaya koyuyor.

Sizce hangisi güzel?

Reklamlar

Bilinmek ya da Aranmak” üzerine bir yorum

  1. Bu işin en güzel yanı bilinirlik, benim en çok,blog sayfamda yazdığım yazılara, yazıları beğenenler dışıda beğenmeyenlerin merakla bugün ne yazmış acaba diye gelmeleri hoşuma gidiyor…
    Fakat diğer taraftan takıntılı hobilerimle ilgili yazılarıma da google dan insanlar geliyor, bilinirlik gurur okşuyor, google dan gelenler ise üst sıralara indekslenmenin hazzını veriyor,
    bence bilinirlik-aranmak ikilisi %60-%40 istek oranını karşılıyor (tabi ki bence)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s