Arşiv

Posts Tagged ‘çocuk’

Bayram Çocukları

Aralık 9, 2008 Ömer Enis 2 yorum

Bayramlar; en fazla gözlem yaptığım, sustuğum anlardır. Yer yer nabzı hızlandırmak ve bu sayede daha kolay analiz yapmak için espriler yapar yeniden sessizliğe bürünürüm. Bu bayram çocukları izledim hep. Dünyanın en masum canlıları yine biçare dolaşıyorlardı.

Kimisi şeker toplamak için kapı kapı dolaşırken kimisi ailesinin peşinde ev ziyaretleri yapıyor. Merak ettikleri en önemli şey gidecekleri yerde karşılarına çıkacak yeni arkadaşları ile uyum sağlıyıp sağlıyamayacakları veya kapıdan dolu dönüp dönemeyecekleri.

Yukarıdakiler hepimizin çocukluğundan kalan hatıralar. Ben bu bayram hatıraların yok olduğunu farkettim. Yetişkin gibi bakan, senede onlarca kıyafet, ayakkabı eskitmiş, gizli saklı onun yaşındaki için sadece vitrindeki süs eşyası olabilecek makyaj malzemelerini tatmış bir çocuk gördüm. Babasından daha hırslı, daha çok para ihtiyacı olan çocuklar gördüm.

Kimisi modacı kimisi playboy kimisi de yıldız adayı idi bu bayram. Gülüşler öpücükler tebrikler bittikten sonra geriye dönüp baktığınızda çocukların üzerindeki maskeleri ayırt edemez halde olduğumu farkettim.

Ve korktum…

Categories: Hayat Etiketler:,

Gizlice Evlendim!

Nisan 1, 2008 Ömer Enis 2 yorum

Sevgili günlükcüğüm ben 21 U’ya bindim. Anam ağladı. Zafer dergisindeki bir yazı aklıma geldi.

Yazıda diyorki; insan hakları bildirgesine göre -ki bunu ülkemiz kabul etmiş bulunuyor- toplu taşıma araçlarında ayakta yolculuk eden her kişinin 30 cm çapında çember kadar boşluk olmak zorundadır. Bildirgeyi kabul eden memlekitimde her yolculuğunuzda 30 cm içinize girerler. Oturanlarda bundan nasiplerini alırlar. Ayaktakiler birer birer sürtünürler. Bazen elektrik çıkar ablanın biri çıkar sapık der. Dikkatli olmak lazım.

Rüyama geri dönelim. Akepeye oy veren bir afetle evlenmişim. Nasıl yapmışım bilmiyorum ama evlenmişiz işte. Başkanınıda çok seviyor. Tutturmuş 3 çocuk yapacaz. Seni mi kırcam deyip sayıyı dörde yükseltmişim.

En ufağı daha yuvamızda biberonuyla geziniyor. Eda ablasının yanaklarından Süleyman abisinin ellerinden öper.

Diğer üç çocuk daha gelmemiş. Ben keyif çayı içiyorum. Hanım nerede çocuklar diye hesap soruyorum. Hanım oralı değil yaptım saldım çayıra havasında. Başkanı gibi.

Hepsi bir bir kapıyı çalmaya başladı. Başladılar ağlamaya sızlamaya. Aman ağlasınlar benim başımın etini yesin. Biri başımı örtücem diğeri kıçımı açıcam bir başkası memleketi ben kurtarıcam diye devlet babanın kafasını ağırtmasın. Benim başım hepsine yeter diyorum içimden.

Biri ayakta otobüse binmiş bir diğeri kapkaça uğramş öbürküsü banka soymuş. Verdiğim para az gelmiş. Bilseydim bankadan kredi çekerdim. Niye bu kadar aksiyona girmiş ki?

Hanıma şöyle sert bir bakış atıyorum. Oda bana istersen referanduma gidelim diyor. Referanduma gitsem ağlayan sızlayanlar analarına oy verecekler. Ne yapalım öldürelim mi çocukları?

Allahtan uyandım. Etrafıma baktım herşey yerli yerinde. Ama beyin fırtınası durmuş değil. Nasıl halledecez şu çocuk meselesini?

Buldum. Çözümü buldum. Diyelim ki memlekette 40 milyon evine bakması gereken fert var. Hemen 40 milyon büyükşehir belediyesi kuruyoruz. Tüm sorumlu fertlerimizi başkan yapıyoruz. Ardından hepsine birden amerikan mandacılığı şırıngası ile empozluyoruz. Artık hepsi amerikan uşağı.

Gerisi zaten kendiliğinden geliyor. Yandaş iş adamları çocuklarını amerikaya yolluyor. Çürük raporla askerlik yamıyor erkek evlatları. Akbil ile paranın bir tarafına koyuyorlar. Sıfırları atmayı unutmayın. Sonra ver elini başbakanlık. İtirazı olan mı var? Referandum yapalım.

Artık sıkış pıkış otobüs sıkıntısı yok. Tüm yollar sirenle açılacak. Bizim necmi abi altın yapmak zorunda kalmayacak. Para zaten ok gibi.

Proce düşkünü başbakanım. Nası fikir? Beğendin mi? Beğenmedin mi? Üzme beni anam durmak yok yola devam…

Categories: Kategorilenmemiş Etiketler:, , ,

Üç Olsun Bizim Olsun

Mart 18, 2008 Ömer Enis 2 yorum

Başbakan geçenlerde en az üç tane doğurun dedi, gözlerim yaşardı. Bu ne çocuk sevgisi. Değil mi? Tabii ki değil. Fütursuz işkembeden nağmeler başbakanınki.

Geçen final döneminde sınavdan çıkıp kadıköyden eminönüne oradanda nur sitesi otobüsüne atlamışım vikinomi kitabı okuyorum. İçinde hoşuna giden bir cümleye rastlamış yanımdaki bir beyfendi. Sordu kim yazdı bu kitabı. Cevap bilmiyorum :) Read more…

Categories: Kategorilenmemiş Etiketler:, , ,

Tayyip ve çocuk

Aralık 28, 2007 Ömer Enis Yorum yapın

Facebook’tan ağıma düştü, güldüm ve eğlendim. Tavsiye ederim;

tayyip gül bahçesinde güllerle ilgilenirken eline diken batar ve eli kanar, küçük çocuk şaşkınlıkla sorar)
-aa
-n ‘oldu ulan?
-senin eline diken batar mı?
-ne diken,? attan bile düşerim… tabi ki batar.
-senin elin kanar mı?
-kanamaz mı.. burası yan gelip yatma yeri mi?
-ama..sen tayip değil misin?
-öyleyim çocuk..
-ama..
- bir gül ne kadar zor yetişiyor biliyor musun? tohumlarını israil’den getirt, unakıtan’ın oğluna ithalat kotası aç… sen kendine şunu soracaksın: ben burayı adeta pazarlamakla mükellef miyim? eğer mükellefsen, ne gül tohumu kotaları, ne de söylenenler umrunda olmayacak..
anani da al git buradan çocuk…

Categories: Kategorilenmemiş Etiketler:, ,