Recent Updates RSS Toggle Comment Threads | Klavye kısayolları

  • Ömer Enis 12:43 pm on February 8, 2010 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Kuzu   

    Kuzu.. 

    Bilemiyorum…

    Nasıl anlatacağımı, ne yazacağımı veya nasıl betimleyeceğimi… Bugün biraz garip ve hisliyim…

    Sevgili blogcuğum sana O’nu nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Aylar önce bir yaz gününde karşıma çıktı. İlk intiba denilen şeyden hiç anlamam bilmem. İkinci intiba önemli bence derim her zaman.

    O’na bir sabah kahvaltısı sözü vermiştim. Sabah kalktığımda dışarı fırladım. Dışarılarda kimseler yok. Fırına bir heyecanla koştum. Çünkü akşam ekmeğin arasına tereyağ sözü vermiştim. (En sevdiğim şey.) Lakin fırının önüne geldiğimde kapı kilitliydi. Cama vur vur cevap yok. Hoop dayı… Alooo! Bağır yok… Cevap yok. Hayallerim nasıl yıkıldı anlatamam. Etrafta başka fırın var mı diye soracaktım ama etraflarda kimseler yoktu. Çöpçülere sordum onlarda biz burayı bilmiyoruz dediler. Bir yarım saat etraflarda dolaştıktan sonra fırından umudu kesmiştim. Yukarıdan bir poaça kokusu geldi. Gittim iki poşet poaça aldım.

    Bir yandan sözümü tutamamnın acısı varken bir yandan ne yalan söyliyim poaça iyi oldu iki dakikada sofrayı hazırlarım diyordum. :) Sofranın bir eksiği vardı: Çiçek. Tabi o saatte çiçek bulmak zor. Lakin imdadıma caminin bahçesindeki çiçekler yetişti. İmam sabah namazından çıkmıştır herhalde deyip daldım bahçeye. Etrafa son kez göz gezdirdikten sonra minnacık şeyi koparıverdim. Ağaca dönüp söz seni her gün sulamaya gelicem dedim.

    Kahvaltı soframız hazırdı. Ama çiçeği sofraya koyamadım. Ne bileyim işte utandım. Diğer yandan kahvaltıları eşek gibi yiyen ben ağzımdan bir lokma geçmedi. Zar zor iki tane poaça yedim. Halbuki bir oturdummu 5 tane yerim. :) Sonra o işine ben yeniden yatağıma geri döndüm. Yaz güneşinin tatlı ışığı ile huzurla uyudum.

    O’na karşı hissettiklerim bu küçük anıyla bir bir açıklanabilir.

    • Hep mutlu etmek istedim.
    • Heyecan duydum.
    • Sevdim.
    • Sonsuz bir saygı duydum.
    • Her şeyini kabullendim.

    Çünkü kuzular hep en güzelini hak eder diye bildim…

     
  • Ömer Enis 4:53 pm on February 7, 2010 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: , Çöp   

    Aşık olan herkes oyuncak gibi kullanılır… 

    Sonra çöpe atılır.

    Hani filmlerde muhteşem aşklar var yaaa… İmrenilecek cinsten… Ne bileyim romanlarda yazılır…

    Ben bugün hepsinin yalan olduğuna inandım… Her şeyi içime attım…

     
  • Ömer Enis 11:00 am on February 5, 2010 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Kondom,   

    Güzel Bir Viral 

    Kondom Virali

    Kondom Virali

    This movie requires Adobe Flash for playback.

    Bence çok güzel bir iş.

     
  • Ömer Enis 5:39 pm on February 3, 2010 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Muhabbet,   

    Çok konuşurum… 

    Esasında başlık büyük yalandır. Çok konuşmam çok dinlerim. Lakin sofraya alkol konulduğu zaman çenem düşer.

    Aman alkolik sanmayın beni.. Aram hiç yoktur. İçmem.. Lakin kokusunda bir güç var.. :)

    Masada şişenin dibine inmiş arkadaşlarım çenemden bayar ”Ulan sen mi içtin ben mi içtim kafam karıştı” der. Gelelim muhabbet meselesine. Gerçek muhabbet sahip olduğun iş, mevki vs. gözardı ederek karşılıklı konuşmalardan çıkar. Karşıdakini patronun, iş arkadaşın veya herhangi bir yakının olarak görmekten yana bir insan olarak görmelisin. Senden bir parça gibi. Ne bileyim kendin gibi güvenebilmelisin. İşte o zaman bu adamın çenesi hiç durmaz. :)

    O zaman hayat durur. Sadece o sofra ve anlattıkların vardır. Derdin varsa onu anlatır sevincin varsa haykırarak paylaşırsın. Saatlerin nasıl geçtiğini anlamadığın zaman muhabbet olmuş demektir. Bir saniye bile canın sıkılmadığı, rahatladığın ve konuştuğun kadar dinleyebildiğin zamanlar muhabbet seni sarar.

    Umarım bir ömür boyu bu anılarımız tükenmez ve tekrar tekrar yaşabiliriz.

    Bu yazı Yeni Rakı’nın Blogger Sofrası etkinliği için yazılmıştır.

    Ekleme: Şarkı söyleyemem ama canlı müzik muhabbetlere fena gitmez hani… Buyrun bir tanesi aşağıda efem;

     
  • Ömer Enis 7:30 pm on January 31, 2010 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags:   

     
  • Ömer Enis 4:29 pm on January 29, 2010 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Teyzem   

    O’nun gidişinin üçüncü yılı…. 

    Bugün benim biricik teyzemin ölümünün 3. yılı… Öldüğünde saatlerce ağladığım, bu satırları yazarken bile gözlerimi dolduran meleğin gidişinin üçüncü yılı… Yıllar geçse bile bende bıraktığı yara ömür boyu bitmeyecek gibi…

    Her bayram mezarlığa gittiğimizde mezarının başına gelene kadar öldüğünü hatırlamaz oldum… Her sene mezarının başındaki taşta ismini görmeden öldüğünü unutur oldum… Hala öldüğünü kabullenebilmiş değilim… Sanki çıkıp gelecek melek yüzün ile tebessümü ortalığa saçacak gibisin…

    Bazen her şeye küstüğüm zaman hep aklıma gelir oldun… Ben senin gözlerinden kadının ezilmişliğini gördüm… Yıkıldığını gördüm… Her şeye rağmen hayata bağlanabildiğini gördüm… Seni hasta eden kör talihe… Süründüren düzenbaz doktorlardan nefret eder oldum…

    Bugün düşen her kadına yardıma koşar oldum… Senin gülemediğin her dakikayı onlara armağan etmek boynumun borcu olsun… Biliyorumki enerjim hiç bitmeyecek… Çünkü sen bulutların üstünde hep beni izliyor olacaksın ve ışığınla beni besleyeceksin…

    Biliyorum bir gün buluşacağız ve takdir edeceksin… İşte o günü iple çekiyorum biriciğim…

    Yeğenin…

     
  • Ömer Enis 10:23 am on January 25, 2010 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Online Dergi   

    Hayatım Yemek 

     
  • Ömer Enis 9:13 am on January 25, 2010 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Sevgililer Günü   

    Sevgilinize Macbook alın 

    Ne yapın ne edin bunu yapın.

    Uzun zamandır bunu yazacaktım meğer sevgililer günü için kısmet olacakmış.. Şimdiye kadar satın aldığım bir çok şey için pişman oldum. Daha sonra sevdim yeniden pişman oldum. Alternatifleri araştırırım. Acaba kazık mı yedim? Yanlış tercih mi yaptım? derim.

    Taaaa ki Macbook alana kadar.

    Her sabah kalktığımda yeniden aşık olduğum, ayrı bir özen gösterdiğim tek cihaz bu oldu. İnanın her sabah yeniden bağlanıyor insan bu cihaza.

    Şayet bu sevgililer gününde ne alacağım diye uzun uzun düşünüyorsanız hemen para biriktirmeye başlayın ve sevgilinize macbook alın. Özellikle bir kadınsanız bu fırsatı kaçırmayın.

    Sizi bir ömür boyu unutamayacak. Şayet unutursa paranız iade. :P

     
    • Aşk yanliz biz 3:42 pm on Ocak 25, 2010 Kalıcı Bağlantı

      saol paylasım için

    • şömine 8:48 pm on Ocak 30, 2010 Kalıcı Bağlantı

      bence güzel bi hediye olurdu macbook almak…

    • dedegi 6:28 pm on Şubat 1, 2010 Kalıcı Bağlantı

      Sevgilim,Sevgili Eşim,
      Bilgisayar kullanmıyor.Sadece evlat ve torunlarıyla canlı görüşmelerde (Onda da bana; acele gel bunu aç ve ve torunlarımla beni kameralı bağlantıya sok ,hadisene .~. .~. -.- bakışlarıyla) beni devreye sokuyor.
      Evet sevgili Enis, sizce Sevgilime Macbook almalı mıyım ?
      Size sağlıklı,mutlu ve Macbook’unuzla nice günler diliyorum…

  • Ömer Enis 2:45 am on January 25, 2010 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Hafta sonu   

    Hafta sonu… 

    Bu hafta sonunun en vahim meselesi tatile gelip çalışmak birde sürekli kendimi sorgulamam oldu. Pazartesi sabahına yakın saatlerde geride kalan iki günü size yazmak istedim.

    Bana bundan baya baya önce (kaç sene geçtiğini hatırlamıyorum) bana bir eleman unutmamayı öğretti. Nasıl ve neden öğrettiğini anlatmaya gerek yok ama hala hayatımın en büyük derdi olduğuna inanıyorum. Yaşadığımı hiçbir şeyi unutmuyorum. Tüm detayları her saniye gözümün önüne geliyor.

    Mesela yıllar önce 200 liraya yakın bir ayakkabıya para vermiştim. Komşumuz acayip kahkaha atmıştı. Salaksın oğlum gibisinden. Yine bir sevgilime aldığım pahalı bir hediyeye saatlerce bir başka insan gülmüştü.

    Nefret meselesi var birde. Biri bana suratını çevirse bile aklımdan çıkmaz. Saati bile hatırlarım. Giydiğim kıyafetleri, onun giydiklerini vs.

    Maalesef iyi şeyleri hatırlamaktan çok kötü şeyleri hatırlıyorum. İyi şeyleri sadece kötü anıların üstünü örtmek için aklıma getiriyorum.

    Peki bu unutamama meselesi bana ne katıyor benden neler alıyor?

    Benden aldıkları şeyler yeni şeylere soğuk olmam oluyor. Mesela dışarıda yiyeceğim yemekler hep aynıdır. Çok zor yeni şeyler denerim. Sebebi ise bellidir yaşadığım tüm kötü deneyimler gözümün önüne gelir.

    Cumartesi akşamı tavşan eti teklif ettiler hayır dedim. Sonra sen yeni şeyler denemiyorsun diyen birinden dolayı bu konu aklıma gelince deniyeceğim dedim. Denedim. Sanki yeniden doğmuş gibiydim. Hep bugünü hatırlayacağım sanki…

    Bana ne kattığı meselesine gelince güzel deneyimler unutulmuyor. Hep kullanıyorum.

    Bir abi var adı benimki gibi Ömer. Acayip imreniyorum adama. Bir karısı bir çocuğu var. İşsiz. Lakin hayat si.inde değil. Öyle keyifle dolaşıyor ortalıkta anlatamam. Arada balık tutmaya gidiyor. Geziyor tozuyor. Cep telefonun sesini açıp müzik dinleyebiliyor. Kim rahatsız olur falan hiç umrunda değil.

    Geçen oturduk nedir abi bu rahatlığın sırrı diye? sordum. Takmıcaksın adaş. Sen mi kurtacaksın memleketi? dedi.

    Sende haklısın be!

    Bu hafta sonu birde bana bir sürü kararlar aldırttı.

    • Dikkatmoda.com’un tasarımı değişecek. Büyüyecek.
    • Yakında duyuralacak teknoloji blogumuzda daha aktif yer alacağım.
    • Bir internet sitesinde kobilerin başarı hikayelerini yazacağım.
    • Pasaport çıkaracağım ve görmek istediğim ülkelere ziyaret edeceğim. Beyrut ve Şangay ilk hedefim.
    • Yurtiçinde görmediğim yer kalmayacak.
    • Daha çok tavla oynayacağım.
    • Daha çok blog okuyacağım, daha sık bloglara yorum yapacağım.
    • Büyüğünce google olacağım.

    Öyle işte…

     
  • Ömer Enis 12:59 pm on January 23, 2010 Kalıcı Bağlantı | Cevapla
    Tags: Vodafone   

     
c
yeni bir yazı oluşturun
j
bir sonraki yazı/bir sonraki yorum
k
bir önceki yazı/bir önceki yorum
r
cevapla
e
düzenle
o
yorumları göster/gizle
t
en üste gidin
l
go to login
h
show/hide help
esc
vazgeç